SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, gazeteci Waldemar Hartmann’ın, Elif Eralp’in Berlin’i yönetme ihtimaline ilişkin “Almanya’nın başkentini yöneten belediye başkanının adının Elif Eralp olmasıyla ilgili ciddi bir sorunum var” sözlerine tepki gösterdi. Karaahmetoğlu, bir kişinin adını siyasi tartışmada sorun olarak göstermenin ırkçılık olduğunu belirtti.
Karaahmetoğlu, 2 Kasım 2026 tarihli açıklamasında, Hartmann’ın ifadelerinin siyasi eleştiri sınırlarını aşarak etnik kökene dayalı ayrımcılığı normalleştirdiğini kaydetti.
Hartmann’ın Berlin’deki Sol Parti’ye yönelik siyasi eleştirilerinin ardından Eralp’in ismini hedef almasına dikkati çeken Karaahmetoğlu, “Almanya’nın en yüksek siyasi makamlarından birine talip olan bir insanın, sırf isminden dolayı ‘sorun’ olarak görülmesi, ayrımcılığın en açık örneklerinden biridir. Bir insanın ismini siyasi tartışma konusu haline getirmek, demokratik siyasetin değil, ırkçılığın ta kendisidir.” ifadelerini kullandı.
Karaahmetoğlu, asıl sorunun Eralp’in adı değil, bu ismi Berlin yönetiminde görmeye tahammül edemeyen anlayış olduğunu belirterek, kendisinin de Türk kökenli olduğunu ve Federal Meclis’te milletvekilliği yaptığını hatırlattı.
İnsanların eşit haklara sahip olmak için isimlerini değiştirmek veya kimliklerini gizlemek zorunda olmadığını vurgulayan Karaahmetoğlu, “Elif Eralp’in ismi onun kimliğidir ve bu ülkenin gerçekliğidir. Benim adım da Macit Karaahmetoğlu. Elif Eralp de ben de, bu ülkede yaşayan milyonlarca göçmen kökenli insan da eşit haklara sahip olmak için ismimizi değiştirmek zorunda değiliz.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu tür söylemlerin münferit bir siyasi provokasyon olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Karaahmetoğlu, isimleri hedef göstermenin zamanla bu isimleri taşıyan insanların haklarının ve toplumdaki yerlerinin sorgulanmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Demokratik toplumlarda siyasetçilerin isimleri, soyadları veya ailelerinin geldiği ülkeler üzerinden değil, görüşleri, icraatları ve halka sundukları çözümler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karaahmetoğlu, siyasi sorumluluk üstlenecek kişileri etnik kökenlerin değil, demokratik süreçlerin ve seçmen iradesinin belirlediğini kaydetti.
“Elif Eralp’in yanındayım. Irkçılığın ve ayrımcılığın karşısındayım.” diyen Karaahmetoğlu, göçmen kökenli insanların Almanya’nın yalnızca iş gücü değil, eşit haklara sahip yurttaşları, seçmenleri ve siyasi temsilcileri olduğunu vurguladı.


